Herkese iyi geceler. O kadar moralim bozuk ki.. Bugün benim doğum günüm ve sevgilim bana mide bulandırıcı bir şekilde davranıp uyudu. Telefonu da kapalı tabii. Bu bana çok dokunda açıkçası. Olayı baştan anlatayım..
Bunun teyzesi ve kuzenleri Almanya'dan geldi. Bu hafta beni hiç takmadı. İlgi desen sıfır. Tek attığı mesaj öp beni sev beni. Bu tür mesaj görünce deliriyorum artık. Cinlerim tepeme çıkıyor. Bu bana koca gün boyunca hiç mesaj atmadı. Akşam hiç mesaj atmadın falan diyor. Oğlum tüm gün kuzenlerinle geziyorsun tek mesaj yok. Umurunda değilim. Tamam bakın çocukça davranmamaya çalışıyorum elbet kuzenleriyle ilgilenecek. Uzaktan gelmişler sonuçta, fakat bana baştan savma şekilde davranmayacak. En azından birini görünce pat diye unutmamalı. Neyim ben onun için yani. Neyim? Uzun bir mesaj atmış benden cevap bekliyor sonra. Bu arada ben bayram üstü üç gün mağazada çalıştım. Gece ikilere kadar. Bana ben yatacağım uykum geldi diyor. İnsan bir merak eder eve geldim mi kaldım mı o saatte başıma bir şey mi geldi ya da.. Tamam bekledi sonra ama ben bu sözleri söyledikten sonra. Ne kıymeti kaldı ki o zaman? Kırılıyorum ama görmüyor. Sevgimi hissedemez hale geldim. Hiçbir şey olmasa bugün benim doğum günümdü, ama bunu yapacak kadar uzaklaşmışız. Bana çok romantik şeyler yazmış gram heyecanlanmadım. Ayaklarımı yerden kesmeliydi oysa. Lütfen bana yol gösterin bir şey söyleyin. Şimdi yazacağım mesajı..
''xx yıl önce bu gece, bir anne-baba, doğacak olan ilk çocuklarının heyecanını yaşıyordu. Ben henüz 1.5 yaşındaydım. O zamanlar hiçbir şeyin farkında değildim tabiki, nerden bilebilirdim ki o gece kaderimin, alınyazımın, helalimin doğacağını? Eminim ki o gece annesi-babası çok şaşırmıştı. Çünkü o gece hem bir 'ay parçası' doğdu.. Hem de 'Ak Kaşık parçası'... Evet, o kız benim bir parçamdı. O kız benim gönlümün tek parçasıydı. xx yıl sonra dünyanın en güzel kızı olacaktı ve o benimle tanışacaktı. Birlikte nice sıkıntıların üstesinden gelip, aşk dolu, heyecan dolu anılar yaşayacaktık. O benim hayalimdi. Livlayfdı o... Kendi gibi ismi de güzeldi, Livlayf... Benim dönüm noktam, sevgilim, karıcığım... Bebeğim... Belki şu aralar yoğunum , mesaj atamıyorum ilgilenemiyorum.. Ama o hiç dert etmesin onu asla unutmam.Bu güzel gününde, karımın doğum gününü elbet kutlarım. Bunu da unutacak kadar odun değilim asla. Sen=ben Livlayf , bunu sakın unutma tamam mı? İyiki xx yıl önce bugün o güzel kız doğdu. O kız doğmasaydı, hayat benim için çok daha zor olacaktı. doğum günün kutlu olsun sevdiğim... Biriciğim, helalim.. Senden önce hayat, hayat değildi. İyiki karşıma çıktın Livlayf. Yoksa hala dünyanın en güzel, en tatlı ve en seksi fıstığı benim sevgilim olmayacaktı... Ben onun yanaklarına, dudaklarına, gözlerine, saçlarına, omzuna, koluna, bacağına, burnuna... Her yerine kurban olurum ya ölürüm ben onun yüreğine.. <3 ya nasıl benim sevgimden şüphe ediyorsun inan anlamıyorum. Ama şunu bil ki, sensiz ben bir hiçim Livlayf. Büyük bir yapbozun 2 büyük parçası gibiyiz. Biliyorum ki benimle evleneceksin ya kaçış olamaz bundan sonra asla bırakmam ben seni. O yüzden karıcığımsın bebeğim, bi ömür boyu benimsin ve öyle kalacaksın. Buna sakın boş ve klasik laflar olarak bakma, çünkü ben çok ciddiyim. Seni bulmuşken asla kaçırmam bebeğim, hep öperek, sarılarak uyuma hayalleri kurduğum kızı kaçırmam. Daha nice nice mutlu yıllara bitanem benim, seni çok seviyorum.. İyiki doğdun, benim oldun... Hep benim kal kaşıkçı elmasım... Bir ömür boyu benim kal, ve xx yıl önce bir anne-babanın tatlı doğum telaşı gibi bir telaşı yaşat bana.. Çocuğumuz kucağımızda, bir ömür boyu umutla bakalım geleceğe... <3 Bana senin kadar tatlı,cesur ve akıllı bi evlat ver. Benim kadar da masum, sadık ve kibar olsun<3 :* hahaha :D şaka bi yana, gerçekten evladımızı hayal ediyor ve çok arzuluyorum. Gel, sorunlar karşısında anlayışlı olalım. Birbirimizi hiç üzmeyelim, bir ömür geçirelim. Sevgimi hissedemiyorsun ya livlayf .. Ben uyurken yastığıma seni düşünerek sarılıyorum. Seni çok seviyorum bitanem, nice hep beraber özel günlere... İyiki doğdun, gönlüm bayram etti... Hep benimle ol, bana her gün bayram olsun.Doğum günün kutlu olsun Livlayf'ım, Livlayf Başgan'ım, karıcığım <3''
İşte bana bu satırları yazdı.. O kadar mutlu oldum ki beni sevdiğini hissettim, ama o kadar ilgisizlikten sonra bana kelime oyunu yapıyorsun her şey düzelecek sanıyorsun dedim. Ben de onu çok seviyorum ve yazdıklarının hepsini ben de ona karşı hissediyorum ama şimdi ayrılık mesajı attım. Her şey için çok geç sanırsam. Ona seni sevmiyorum bile dedim. İçim parçalanıyor resmen, ama uyuması...
Ben ona çok değer verdim onun için geleceğimi, ailemi, her şeyimi karşıma aldım. Çok sıkıntıda da olsam aksatmadım. Onun yaptığı ise.. İlk değil ayrıca. Ne yapmalıyım? Akıl verin.. Biraz kafamı dinlemek için yarın adalara gideceğim. Bundan bile haberi yok. İstediğini yapmakta özgür ama artık.
Neyse çok uzattım yazıyı. Kendinize iyi bakın. Öptüm.
19 Ağustos 2012 Pazar
14 Ağustos 2012 Salı
Oglum gitti cocuk..
Bugün ak kaşıkla buluştuk. Kavgalıydık zaten iki gündür doğru dürüst konuşmuyoruz. Bana soğuktu sanki. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak hissi vermeye başladı. Kırıldım. Berbat hissettim. Sonra bana bir konuşma yaptı ağlamaklı oldum. Ölseydim daha mı iyiydi acaba?
Çocuğun hayatını karartmışım, mahvetmişim. Basket delisiydi. Hastaydı resmen baskete. Aşıktı galiba.. Neyse. Artık hiç basket oynamıyor. Neden mi? Ben istemiyorum kıskanıyorum diye. Oynarken kendini kaybediyor çünkü. Her gün 4-5 saat oynuyordu. Sonra yorgun oluyordu eve gelince direkt duş alıp yemek yiyip yatıyordu. Ben de deli oluyordum haliyle. Bana doğum günümde iki satır bir şey yazmamıştı. Arkadaşıyla oturup rap şarkı falan yazmıştı. Kızlar önümde boynuna atladı. Ben böyle çok olaylar yaşadım, ama zaman geçtikçe bana çok bağlandı. Yanımdan ayrılmaz oldu. Benim için ağladı bile. Bir de triplerimden vazgeçebilsem. Bugün buluşalım dedim. Gecikeceğini söyledi zaten ben aniden buluşalım dedim dışarıda olduğumdan. O ben gecikebilirim dedi ya ben başladım saydırmaya. Ayrıldık bile dedim o da gelince haliyle bi tuhaf davrandı. Sonra ben senin için neler yaptım diye başladı. Arkadaşım bile kalmadı basket oynamıyorum tatile gittim evden çıkmadım ama sen bunları görmüyorsun başka kızlar deyip iki gün mesaj atmıyorsun dedi. Ben dondum kaldım. Sonra bunalıma girdim. Konuşmanın sonunda sarıldı öptü lütfen iyi davran diye ama artık çok geç.
Şu an hayalet gibiyim sanırım. Anladım ki insan farkında olmadan en yakınındakini, canından çok sevdiği insanı kırabiliyor. Anladım ki haksızım. Düşüncesiz ya da bencil de olabilirim, ama onu seviyorum ve değişmeye karar verdim.
Umarım toplumsal mesajı almışsınızdır. Bundan sonra bir laf söylemeden iki kere düşünün. Tartın ölçün ama karşınızdakini asla kırmayın.
Bakın normalde dinlemem ama sardım yani. Hiç tarzım değil bak. İnsan bunalıma girince bi sezen aksu, halil sezai yapıyor ama. Neyse öptüm hoşçakalıın.
Çocuğun hayatını karartmışım, mahvetmişim. Basket delisiydi. Hastaydı resmen baskete. Aşıktı galiba.. Neyse. Artık hiç basket oynamıyor. Neden mi? Ben istemiyorum kıskanıyorum diye. Oynarken kendini kaybediyor çünkü. Her gün 4-5 saat oynuyordu. Sonra yorgun oluyordu eve gelince direkt duş alıp yemek yiyip yatıyordu. Ben de deli oluyordum haliyle. Bana doğum günümde iki satır bir şey yazmamıştı. Arkadaşıyla oturup rap şarkı falan yazmıştı. Kızlar önümde boynuna atladı. Ben böyle çok olaylar yaşadım, ama zaman geçtikçe bana çok bağlandı. Yanımdan ayrılmaz oldu. Benim için ağladı bile. Bir de triplerimden vazgeçebilsem. Bugün buluşalım dedim. Gecikeceğini söyledi zaten ben aniden buluşalım dedim dışarıda olduğumdan. O ben gecikebilirim dedi ya ben başladım saydırmaya. Ayrıldık bile dedim o da gelince haliyle bi tuhaf davrandı. Sonra ben senin için neler yaptım diye başladı. Arkadaşım bile kalmadı basket oynamıyorum tatile gittim evden çıkmadım ama sen bunları görmüyorsun başka kızlar deyip iki gün mesaj atmıyorsun dedi. Ben dondum kaldım. Sonra bunalıma girdim. Konuşmanın sonunda sarıldı öptü lütfen iyi davran diye ama artık çok geç.
Şu an hayalet gibiyim sanırım. Anladım ki insan farkında olmadan en yakınındakini, canından çok sevdiği insanı kırabiliyor. Anladım ki haksızım. Düşüncesiz ya da bencil de olabilirim, ama onu seviyorum ve değişmeye karar verdim.
Umarım toplumsal mesajı almışsınızdır. Bundan sonra bir laf söylemeden iki kere düşünün. Tartın ölçün ama karşınızdakini asla kırmayın.
Bakın normalde dinlemem ama sardım yani. Hiç tarzım değil bak. İnsan bunalıma girince bi sezen aksu, halil sezai yapıyor ama. Neyse öptüm hoşçakalıın.
12 Ağustos 2012 Pazar
Koltuk altı kılı olsun bari
Meraba millet. Tatilden döndüm dün akşam. Kısa, maceralı ve eve dönme isteğiyle geçip durdu. Size tatil hakkında anlatacak çok şeyim var ama bugün yaşadığım iğrenç bi olayı anlatmak istiyorum. Bu arada şu cehennem azabına da tatil demekten vazgeçsem iyi olacak. Neyse..
Bugün sevgilimle ayrılma noktasına geldik. Ayrıldı lan benden. Ben havalardaydım çocuğa zaman istiyorum sevdiğimden emin değilim ayaklarındayım falan. Birden bana 'ben senin ayrılık laflarından bıktım hep diken üstünde mi olacağım hoşçakal' tarzında patladı. Ben başta diyorum ne olacak boşver kızım atlatırsın. Attım mı hoşçakal diye mesajı. Sonra benim karnıma bir ağrı girdi. Gözlerim bi doluyor bi boşalıyor. Mesaj attım birkaç tane sonra döndü bana işte sitemkar mesajlar. Çocuk haklı gerçi en ufak ters hareketinde ayrıldık bitti diyorum, ama bazen haklı olduğumu düşünüyorum biliyor musunuz? Hani ondan bir yaş küçüğüm ama kendimi olgun görüyorum biraz daha bazı konularda ciddi konuşmak istiyorum o aşkım, balım, peteğim, şekertoşum diye giriyor konuya. Sinir oluyorum. Ben sevgili deyince sadece aşk aramıyorum dostum olsun istiyorum aynı zamanda. Bu nedenle de tribe basıp gidiyorum bazen. Çok kıskancım ben bide. Bu aralar olimpiyatlara takmış durumda. Salak ya sabahtan akşama kadar taş gibi kadınlar izliyor. Bir de benden özenip blog açmaz mı. Bir baktım baştan sona spor. Potanın perileri, filenin sultanları. Götüne girsin salak! Allahım ya. Deli oluyorum böyle. Şimdi de o yazıları gördükten sonra bye dedim. İnsan iki yazar sevgilim var seviyorum totoşu kocaman. Yok ama illa yazacak sporcu kadınları. Hı beni seviyor mu ölesiye hem de. Bunu biliyorum. Fiziksel olarak arzuladığını da biliyorum, ama kıskanıyorum işte. Onu bi kızla selamlaşırken görsem gözlerini oyacak duruma geliyorum. İçimden ama bak içimden. Cadı bu kız lan uzaklaş demeyin. Hahahah bir baktım mesaj atmış şimdi 'gözünü seveyim abartma livlayf koltuk altı kıllarını mı kıskanıyosun?' diye. Anlatayım hemen. Olimpiyatta bi kadının koltuk altı orman gibiymiş bunu yazmış ben de oha kadınları süzüyorsun bildiğin bye dedim. İyi yapmamış mıyım ama ya. Haklıyım ben. Ben hep haklıyımdır zaten. Hastlıklı bir şeyin tekiyim. Şekerim ama baak.
Çok mu konuştum acaba? Sanırım evet.. Biraz da saçmaladım, ama kıskanıyorum napayım işte. Söyleyin yani kıskanmaz mısınız sevgilinizi.. Çok duygusala bağladım şu an.
Bu arada yeni bilekliklerim nasıl? Bozcaada'dan aldım. Kırmızı gibi olan akik diğeri kaplan gözü taşı. Bunların güçleri, etkileri falan varmış.. Aldım ama bakalım neymiş bi yararı varmıymış. Burçlara göre bide bu taşlar. Her neyse tatil maceralarımı pardon cehennem azabımı size uzun uzun anlatacağım. Şimdilik hoşçakalııın. Öptüm.
Bugün sevgilimle ayrılma noktasına geldik. Ayrıldı lan benden. Ben havalardaydım çocuğa zaman istiyorum sevdiğimden emin değilim ayaklarındayım falan. Birden bana 'ben senin ayrılık laflarından bıktım hep diken üstünde mi olacağım hoşçakal' tarzında patladı. Ben başta diyorum ne olacak boşver kızım atlatırsın. Attım mı hoşçakal diye mesajı. Sonra benim karnıma bir ağrı girdi. Gözlerim bi doluyor bi boşalıyor. Mesaj attım birkaç tane sonra döndü bana işte sitemkar mesajlar. Çocuk haklı gerçi en ufak ters hareketinde ayrıldık bitti diyorum, ama bazen haklı olduğumu düşünüyorum biliyor musunuz? Hani ondan bir yaş küçüğüm ama kendimi olgun görüyorum biraz daha bazı konularda ciddi konuşmak istiyorum o aşkım, balım, peteğim, şekertoşum diye giriyor konuya. Sinir oluyorum. Ben sevgili deyince sadece aşk aramıyorum dostum olsun istiyorum aynı zamanda. Bu nedenle de tribe basıp gidiyorum bazen. Çok kıskancım ben bide. Bu aralar olimpiyatlara takmış durumda. Salak ya sabahtan akşama kadar taş gibi kadınlar izliyor. Bir de benden özenip blog açmaz mı. Bir baktım baştan sona spor. Potanın perileri, filenin sultanları. Götüne girsin salak! Allahım ya. Deli oluyorum böyle. Şimdi de o yazıları gördükten sonra bye dedim. İnsan iki yazar sevgilim var seviyorum totoşu kocaman. Yok ama illa yazacak sporcu kadınları. Hı beni seviyor mu ölesiye hem de. Bunu biliyorum. Fiziksel olarak arzuladığını da biliyorum, ama kıskanıyorum işte. Onu bi kızla selamlaşırken görsem gözlerini oyacak duruma geliyorum. İçimden ama bak içimden. Cadı bu kız lan uzaklaş demeyin. Hahahah bir baktım mesaj atmış şimdi 'gözünü seveyim abartma livlayf koltuk altı kıllarını mı kıskanıyosun?' diye. Anlatayım hemen. Olimpiyatta bi kadının koltuk altı orman gibiymiş bunu yazmış ben de oha kadınları süzüyorsun bildiğin bye dedim. İyi yapmamış mıyım ama ya. Haklıyım ben. Ben hep haklıyımdır zaten. Hastlıklı bir şeyin tekiyim. Şekerim ama baak.
Bu arada yeni bilekliklerim nasıl? Bozcaada'dan aldım. Kırmızı gibi olan akik diğeri kaplan gözü taşı. Bunların güçleri, etkileri falan varmış.. Aldım ama bakalım neymiş bi yararı varmıymış. Burçlara göre bide bu taşlar. Her neyse tatil maceralarımı pardon cehennem azabımı size uzun uzun anlatacağım. Şimdilik hoşçakalııın. Öptüm.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)