30 Temmuz 2012 Pazartesi

Bugün anladım ki dişilerin tek amacı tüy..

             Bugün deli oldum. Sinir hastası oldum. Manyadım. Yahu erkeklerin tatile gitmesi ne kadar kolay. Atıyorlar çantaya iki şort bir tişört. Biz kadınlar, kızlar, dişiler. Ay bacağımı almam lazım, kolumu almam lazım, koltuk altı... Bu sıcakta cehenneme döndü şu ev bana.
              Sabah kalktığımda evde kimse yoktu ben de biraz daha yatayım dedim birde uyandım. Sonra her zaman yaptığım gibi üçe kadar dinlendim. Sonra annem geldi. Ay gelmez olaydı. İkide geldi hemen üst komşuyu aradı ama hastalıklı olanı değil. Bu sefer bayan tombik'i aradı. Hemen indi bayan tombik. allahım altıya kadar bizde oturdu. Oğlum ağda yapıcam git evine. Sinir oldum anneme bağırıyorum, imalı konuşuyorum yok kadın hala oturuyor. Bir de ama bak kızım poğaça yaptık annenle yersiniz falan demiyor mu. Oturuyosun lan oturuyosun! Poğaça yapmışmış. Annem yaptı hepsini. Her neyse ben de diyorum ki işim geç saate kalmasın sonra göremiyorum nereyi alacağımı kalıyor. Neyse aldım makineyi sinirlendim ağdadan vazgeçtim. Az bir şey yaptım vazgeçtim ağda ısıttım onu yapayım dedim ağda da almadı. İyice deli oldum oturdum aldım makineyle. Eğer bir erkek okuyorsa bu yazıyı düşünün bayım her tüyünüzü teker teker çekiyor küçük bir alet.. Sonra gittim tüy sarartıcı krem aldım kollarımı da sararttım bir güzel. Oh mis şu an rahatım, ama bugün çektiklerimi bir ben bir de yaratıcı bilir. Şimdi ben yarın sabah gidiyorum -iyi ki de bir tatile gidiyorum bir haftadır anlattım durdum- sizin için de bir sürü fotoğraf çekip geleceğim. Hıı bu arada anlatmayı unuttum dün sabah bir kalkım 8 tane falan mesaj var. Hepsi sevgilimden. Ne olur buluşalım falan diyor. Neyse gittim buluşmaya bana doğum günümde görüşemeyeceğimiz için hediyemi hazırlamış. Bakın hiçbir şey de dememiştim. O günkü yazımda da baya sitem ettim ama yapmış bu sefer. Ah bir açtım kağıdı o kadar romantik şeyler yazmış ki bir de resmimi çizmiş. Asıl hediyemin de maddiyata dayalı  olduğu hakkında yazıyordu, ama ben onu hiç takmadım. Belki garip gelebilir ama kendi eliyle hazırladığı bir hediyenin mutluluğunu hiçbir şey veremez -hani ev, araba falan bunları çıkaralım bu listeden ama :D. 
                 Öyle işte maceralı bir gün geçirdim. Az önce de çantamı hazırladım attım birkaç kitap şimdi de müzik indireceğim. Harika bir tatil olacak umarım. Size sahilde dinlemeyi planladığım şarkıyla da veda edeyim.
                      
              
                     

                     Kafa dinlemek için mükemmel bir şarkı bence. Öptüm. Hoşçakalıın.

29 Temmuz 2012 Pazar

Yayınla demisim baslık koymayı unutmusum..

Meraba. Yazımın başlığına yazdıktan sonra karar vereceğim, çünkü anlatmak istediğim birçok konu var. Bugün Adriana Lima olma yoluna baş koyduğum üçüncü gündü. Her yerim ağrıyor, yok böyle bir şey. Bu akşam da yürüyüş alanları parklar falan baya kalabalıktı ama. Aferin totoş teyzeler aferin! Arkanızdayım destekliyorum sizi. Her neyse ben dün gece oturdum yazı yazacağım olmuyor yanlışlıkla siliyorum yazılar gözükmüyor. Sinirden deli oldum anlayacağınız. Ben de o esmer şekeri bugün anlatayım, sevgimi bugün paylaşayım dedim.



İşte bu. İşte bu adam. İşte Manu Bennett. Kendisini Spartacus ile tanıdık. Mümkünse başka bir dizi ya da filmde oynamasın. En azından düzgün bir teklif gelene kadar ya da biri bu adama yardım etsin seçimlerinde, çünkü olmuyor. Kendisini beğendim, başka filmlerini de izleyeyim dedim, 20 dakikadan sonra kapattım.Uzun lafın özünde yardımcı olun. Ben Manu abimize bakıyorum bakıyorum yakışıklı diyemiyorum. Birden seksi damgasını yapıştıramıyorum, fakat paçalarından akan karizmayı, sempatikliği görüyorum. Gülüşü bile farklı. 



Baktım birkaç resmine. İzledim dizilerini. Sana sesleniyorum yaratıcı. Hani eşittik? Bizim de azıcık seksi, çekici, karizmatik olma hakkımız yok muydu? Çocuklarını neden ayırdın birbirinden ey yaratıcım. Her neyse kaptırdım gidiyorum. Bu aralar her kanalda boktan diziler, filmler verdiklerinden ben de onlara benzedim. Hangi kanalı açsam eyy rab diyor. Abarttılar iyice. Neyse ben  paylaşmak için birkaç resim çektim. Hem vahşi hem çocuk gibi olabiliyor. Böyle de özellikleri var yani.. Neyse saçmaladım iyice.



27 Temmuz 2012 Cuma

Başlık bile bulamadığım olay..

Meraba. Bugünkü yazımın konusu abazan insancıklar. Akşamüstü yürüşe çıkalım dedik -akşamüstü dediğimde dokuza doğru çıktık. Tatile gitmeme 2-3 gün kalmış ya spor yapmaya başladım. İki günde de Adriana Lima olucam zaten. Her neyse ben de bir azim parka gittik spor aletlerine saldırıyorum. Hayır yine millet yaz gelince, tatile gitmeye bi ay kala falan diyete başlar kendimi de anlamış değilim..
Bi buçuk saat yürüdük hopladık zıpladık, ama eve geldim çok spor yaptım deyip yedim yine of of. Ben de dedim ki en iyisi yolda geçen maceralarımı yazayım, anlatayım.
Yahu kız mı görmemiş bu semtteki insanlar anlamadım. Tamam iltifatlardan ölmedim ama dört ya da beş kişi laf attı. Off fenasınız, harikasınız falan. En sonunda oğlum bak bak şu bıyıklara bak haftalardır eve tıkıldım kuaföre bile gitmedim diyecektim. O derece sinirimi bozdu yani. Hı sokakta da bi kadın görsem kafamı duvara vurucam. Her köşe başı erkek. Kadınlar da evde totoş büyütsün. Bu arada yürürken öyle parfüm kokuları aldım ki. İndirimde parfüm falan mı var? Kendimden utandım bir parfüm sıkmadım diye. O derece herkesten aldım yani hoş bir koku. Gerçi spora çıkıyorum neyine sıkacaksam. Tabi leş gibi ter kokup dolaşmadım yanlış anlaşılmasın. Elbet benim de bir deodorantım var. Neyse yanımda iki arkadaşım vardı. Yürürken en fazla elli yaşında olan bir adamın bakışlarına tanık oldum. Abi yavaş çüş diyesim geldim. Bi ayır gözlerini kızın göğüslerinden. Allah ona da bi göğüs vermiş benim bile gözler kayıyor orası da ayrı mesele ama.. Ya ben böyle anlatınca üç küçük dünya güzeli falan sanmayın. Valla orta halli kızlarız, ama anlayamadım bugün bu millete bir şey olmuş. Ya da benim oturduğum yerdeki insanlar abazan. Kıro olarak tabir edeceğim ne yazık ki..
Benden söylemesi hanım teyzeler salmasın bu kocacıklarını dışarı valla olmuyor. Ya da girin koluna siz de çıkın. Böyle iş mi olur sizi kapatsınlar kendileri baksınlar başkalarına. Neyse yine toplumsal mesajımı(!) verdikten sonra yazımı sonlandırıyorum. Hoşçakalıın..

26 Temmuz 2012 Perşembe

Ah be sevgilim yine mi aynısı..

Meraba. Bugün erkek arkadaşımla buluştum. Eve de az önce geldim. Karşındaki kişi oruçlu olunca yapacak fazla bir şey kalmıyor tabi. Yalnızca bir yerlerde oturabiliyorsun. Suyu bile gizli köşelerde içtim saklana saklana. Malum ben de özel sebeplerden tutamıyorum -sanki normalde ibadetten ölürüm ya. Her neyse konumuz bu değil zaten. Yine ramazan konularına girmeyeceğim. Dinci oldum çıktım sanırım.. 
Şimdi ben tatile çıkıyorum ama 20 ağustos doğum günüm. Benim burada olmama ihtimalim var ve sadece konuşmasını bilen sevgilim bana özel bir şeyler hazırlayacakmış. Bu da son buluşmamız. Yani doğum günümde beraber olamayacağız. Tabi beni bir heveslendirdi. Yok ismimizin yazılı olduğu yüzük -kusura bakmayın lütfen ama bu numaralar beni de heyecanlandırıyor- yok kendi hazırladığı bir şeyler falan. Ben de nasıl heyecanlıyım ama anlatamam sanki araba falan alıyor. Hele o kendi emeğiyle hazırladığı şeyi duyunca uçtum resmen. Kanımca para verilip alınan bir hediyenin yerine emek verilmiş bir şeyi tercih ederim, çünkü  parasını verip kendim de tişört, bluz, kolye vs. alırım.  Normalde hafta sonu buluşacaktık ama benim gitme tarihim daha da erken olunca bugün buluşalım dedik. İşte ben gittim bir heyecanlıyım elinde bi kutu vardır, bir poşet vardır, kesin yapmıştır bir şeyler diye gidiyorum. Vardım işte baktım ne bir poşet var elinde ne başka bir şey. Başımdan sıcak mı soğuk mu olduğunu anlayamadığım bir çeşit sular döküldü, fakat hala kendimi zavallı gibi teselli ediyorum. Cebinde yia biliyorum ben falan ama yok efendim hiçbir şey yok. Tam bir hayal kırıklığı. Bana kusura bakma hafta sonu buluşacağımız için hazırlıksız oldu demez mi bir de. İyice deli oldum. Huy edindi bir de artık.   Geçen sene de yazıyordu bir şeyler yine farklı şehirlerdeyiz diye kaldı. Herhalde ben yokum diye de çöpe mi atıyor ne yapıyorsa.. Öyle bir kırıldım işte. Yine doğum günümde 154196498 tane mesaj atar kapattım sanır açığı. Unutturdum sanır ama ben unutmam öyle.
Olay böyle oldu işte. Sevgili abiler ablalar unutmayın bakın böyle şeyleri. Son güne bırakmayın. Zaman ayırın. Doğum günü olan bir şahıs olarak valla ölüyorum, bitiyorum, tükeniyorum. Arkadaş sallasa neyse de sevgili bu.. Hı yapmayıp sallayacaksanız da heveslendirmeyin diyor yazımı sonlandırıyorum. Hoşçakalın.. 

Olmayan izleyicilere de meraba hoşçakalın demek bir garip oluyor ama yazıyı başlatacak ve sonlandıracak en iyi kelimeler bunlar sanırım..

24 Temmuz 2012 Salı

Hosgeldin Ey Sehri Ramazan..

Meraba. Bu küçük yazımın konusu insanlarımızın oruç konusundaki tutumu. Bakıyorum herkes bi havalarda. Kime sorsam 'ayy valla hiç açlık çekmiyorum tek sorun su. çok susuyorum valla..' diyorlar. Yahu biz günde yarım litre su tüketip gece gündüz demeden tıkınıp duran -tabiki fit abilerimiz ve ablalarımız hariç- bi milletiz. Nasıl açlık olmaz!? Ben oruç tutunca neden midemin sesi evdeki duvarlarda yankı yapıyor? Sorun bende mi?
Her neyse dün akşam üst komşumuza çıktım. Kendisi çok bilmiş, biraz patavatsız, cömert, biraz da eksik kalmış bi ablamız. Onun tek muhabbeti temizlik, misafir ve yemektir.. Hı biraz da hastalık hastasıdır. Ne zaman gitsem titrer, ağlar, sıtma tuttu der. Başladı anlatmaya ben oruç tutamıyorum hastayım oram ağrıyor buram şişiyor diye. Bakıyorum kadına turp gibi. Tüm gün temizlik yapıp sigara içiyor. Evdeki kimse de oruç tutmadığını bilmiyor o ayrı mevzu. Kadının altı kızı var ikisi evli, teki firarda, üç tanesi evde. Bir garip aileler zaten. Hepsi birbirini oruçlu bilir hiçbiri tutmaz. Neden bu kadar sorun oluyorsa onu da anlamış değilim ama.. İşte önce anneleri gelir bizde kahvaltı yapar o çıkar ardından kızı işe giderken gelir bizde atıştırır. Bazen bi yerlerimle gülüyorum ya. Bi de heyecanlı heyecanlı anlatmazlar mı ayy regli oldum off hastayım  falan diye. İnsanları anlamak çok güç gerçekten. Sadece kendilerini mi kandırıyorlar birbirlerini mi kandırıyorlar anlamıyorum. Tutan da gün boyunca açın halinden anlıycam diye kendini aç bırakıyor -çalışmayanlar öğlene kadar uyuyor sonra yatıyor zaten. Akşam da bi beni yemiyorlar yani. Etlerden, pilavlardan başlayıp kadayıftan çıkıyorlar. Orucun da anlamı kalmamış ki. Önceden insanlar bi hurmayla açarmış. Şimdi dana gibi tıkınıyorlar. Herkes için geçerli değil bu tabi fakat bu tür insanların sayısı da her geçen gün artıyor. Bir de tutmayanlara cehennemde yanacak bu gözüyle bakıyorlar ya. O koyuyo işte.. 
Burdan sesleniyorum lütfen bakın lütfen güzelce tutun orucunuzu. Tutmayanlara, sokakta sigara içene saldırmayın, laf atmayın. Hı hakkıyla tutan abiler ablalar dualarım sizinle. Allah kabul etsin diyor ve yazımı sonlandırıyorum. Hoşçakalıın..