Şimdi ben tatile çıkıyorum ama 20 ağustos doğum günüm. Benim burada olmama ihtimalim var ve sadece konuşmasını bilen sevgilim bana özel bir şeyler hazırlayacakmış. Bu da son buluşmamız. Yani doğum günümde beraber olamayacağız. Tabi beni bir heveslendirdi. Yok ismimizin yazılı olduğu yüzük -kusura bakmayın lütfen ama bu numaralar beni de heyecanlandırıyor- yok kendi hazırladığı bir şeyler falan. Ben de nasıl heyecanlıyım ama anlatamam sanki araba falan alıyor. Hele o kendi emeğiyle hazırladığı şeyi duyunca uçtum resmen. Kanımca para verilip alınan bir hediyenin yerine emek verilmiş bir şeyi tercih ederim, çünkü parasını verip kendim de tişört, bluz, kolye vs. alırım. Normalde hafta sonu buluşacaktık ama benim gitme tarihim daha da erken olunca bugün buluşalım dedik. İşte ben gittim bir heyecanlıyım elinde bi kutu vardır, bir poşet vardır, kesin yapmıştır bir şeyler diye gidiyorum. Vardım işte baktım ne bir poşet var elinde ne başka bir şey. Başımdan sıcak mı soğuk mu olduğunu anlayamadığım bir çeşit sular döküldü, fakat hala kendimi zavallı gibi teselli ediyorum. Cebinde yia biliyorum ben falan ama yok efendim hiçbir şey yok. Tam bir hayal kırıklığı. Bana kusura bakma hafta sonu buluşacağımız için hazırlıksız oldu demez mi bir de. İyice deli oldum. Huy edindi bir de artık. Geçen sene de yazıyordu bir şeyler yine farklı şehirlerdeyiz diye kaldı. Herhalde ben yokum diye de çöpe mi atıyor ne yapıyorsa.. Öyle bir kırıldım işte. Yine doğum günümde 154196498 tane mesaj atar kapattım sanır açığı. Unutturdum sanır ama ben unutmam öyle.
Olay böyle oldu işte. Sevgili abiler ablalar unutmayın bakın böyle şeyleri. Son güne bırakmayın. Zaman ayırın. Doğum günü olan bir şahıs olarak valla ölüyorum, bitiyorum, tükeniyorum. Arkadaş sallasa neyse de sevgili bu.. Hı yapmayıp sallayacaksanız da heveslendirmeyin diyor yazımı sonlandırıyorum. Hoşçakalın..
Olmayan izleyicilere de meraba hoşçakalın demek bir garip oluyor ama yazıyı başlatacak ve sonlandıracak en iyi kelimeler bunlar sanırım..
o zaman büyük umutlarla yaklaşmamak lazım en güvendiğin kişi bile olsa. Yoksa bu tavır sürekliliğe döner ve canı sıkılan yine siz olursunuz, en mantıklısı oturup konuşmak bazı meseleleri yoksa geç olabiliyor ;)
YanıtlaSilSanırım haklısınız tavır koyuyorum anlaşılmıyor en iyisi oturup konuşmak, teşekkürler :)
YanıtlaSilaynen öyle sonuçta bir şeyin değeri için gerçekten uğraşmak gerekiyor ama uğraşılmıyorsa ne tadı olur ne de tuzu o güzelliğin ;)
YanıtlaSilkesinlikle öyle en yakın zamanda açacağım konuyu :)
YanıtlaSil